İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ali Büyüközdemir ve sanığın avukatları ile çok sayıda izleyici katıldı.
Sanık Göktaş, söz konusu konuşmasının mizahi eleştirisinin parçası olduğunu savundu.
Hakkında CİMER'e yapılan şikayetlerin bazı hesapların kampanyası olduğunu iddia eden Göktaş, politik mizahı yargının koruması gerektiğini öne sürdü.
Göktaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini talep etti. Avukatı Metin Sinan Aslan da müvekkilinin tahliyesini ve beraatını istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Büyüközdemir sanıktan şikayetçi olunduğunu ifade ederek, davaya katılma talebinde bulundu.
Mahkeme, suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davaya katılmasının kabulüne karar verdi.
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Göktaş'ın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması talebinde bulundu.
Savcı, ayrıca Göktaş'ın kararla birlikte tahliyesine karar verilmesini de istedi.
Davayı karara bağlayan mahkeme, her ne kadar sanık hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılsa da bu eyleminin kül halinde "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlere alenen aşağılama" suçunu oluşturduğuna işaret ederek, 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.
Sanık Göktaş'a "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası veren mahkeme, "suçu ve suçluyu övme" suçundan ise yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Göktaş'ın beraatına hükmetti.
Göktaş'ın, ifadelerin alınması ve delillerin toplanması, sanık tarafından delilleri karartma imkanının bulunmaması, tutuklamanın tedbir olması, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alındığında tutuklamanın amacını gerçekleştirilmiş olması dikkate alınarak, "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede, şüpheli İmran Deniz Göktaş'ın 24 Haziran'da YouTube'da "Ölü Deniz" adıyla yayımlanan gösteride sarf ettiği söz ve ifadelerle "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile "suçu ve suçluyu övme" suçlarını işlediği değerlendirilmişti.
Göktaş'ın 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, şüphelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili, YouTube'da yer alan bir videodaki söylemlerinin "eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta" olduğu kaydedilmişti.
Şüphelinin "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki "Hala korkuyorum. Canlı bombalar ama en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum. Çünkü normal canlı bombalardan Taksim'e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin ancak oruç tutan canlı bombaların nerede patlayacağı belli olmaz." şeklindeki sözleri aktarılan iddianamede, Göktaş'ın "halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici" söylemlerde bulunduğu belirtilmişti.
İddianamede, Göktaş'ın başka bir videoda, halkın büyük bir kesiminin benimsediği İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'le ilgili halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğeri aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu ifade edilmişti.
Göktaş'ın İslam dininin inanışına göre denize haşemayla giren kadınlarla ilgili sözlerine yer verilen iddianamede, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu, ifadesinde de "dalgıç" kelimesiyle denize haşemayla giren kadınları kastettiğini ikrar ettiği belirtilmişti.
Şüphelinin gösterisinde sarf ettiği bu sözlerin toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyet arz ettiği, dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef alıp, nefret söyleminde bulunduğu, bu nedenle 500'ü aşkın CİMER başvurusunun yapıldığı anlatılan iddianamede, Göktaş'ın sarf ettiği sözlerin toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli olduğunun, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkardığının anlaşıldığı aktarılmıştı.
İddianamede, Göktaş'ın gösterisinde, kamuoyunda "Daltonlar çetesi" olarak bilinen grupla ilgili sözlerine yer verilmişti.
Suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven ve meşru gösteren ifadelerin kullanıldığı belirtilmişti.



