Sorunuza geçmeden önce, herkesin merak ettiği emekli aylığını artırma konusunda genel bilgi vermek istiyorum. Emekli aylığını yükseltmek, genellikle emeklilik tarihi yaklaşınca akla geliyor. Bunun tarihsel altyapısı da var.

2000 yılından önce emekli aylığı son 10 yıllık prime esas kazanç üzerinden hesaplanıyordu. Çalışma hayatının son on yılına gelinceye kadar primleri düşük kazanç üzerinden gösterilip, son yıl yüksek kazanç üzerinden gösterilenler emekli aylığını artırabiliyordu. Bu nedenle çalışanlar, ilk yıllarda bordroda kazançlarının düşük gösterilmesine itiraz etmiyorlardı. Emeklilik tarihlerine on yıl kalanlar ise işverenle konuşup kazançlarının bordroda gerçek tutar üzerinden gösterilmesini istiyorlardı. Hatta işverenle pazarlık yapıp, ellerine geçen net ücreti düşürüp prime esas kazancın daha yüksek gösterilmesini istiyorlardı. Emekli aylığı son 10 yılın prime esas kazancı üzerinden hesaplandığı için emekli aylığını bu yolla yükseltebiliyorlardı.

8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren kanunla bu uygulama sona erdi. 2000 yılından sonraki çalışmalar için emekli aylığı hesabında bütün çalışma yaşamı boyunca yatırılan prime esas kazançların ortalaması dikkate alınmaya başlandı.

Diyelim bütün çalışma yaşamı boyunca yatırılan prime esas kazançların aylık ortalaması bugünün parasıyla 50.000 TL hesaplandı. Bu tutar, kişinin ödediği prim gününe göre hesaplanan aylık bağlama oranı (ABO) ile çarpılarak ödenecek emekli aylığı bulunuyor.

Ülkemizde kazancın bordroda eksik gösterilmesi maalesef çok yaygın bir uygulamadır. Emekli aylığını artırabilmek için çalışanların özen göstermesi gereken hususlardan biri, gerçek kazancın bordroda gösterilmesini sağlamaktır. İşveren kazancınızı bordroda düşük gösteriyorsa emekli aylığınız düşük olacaktır demektir. Bu da geleceğinizden çalınması anlamına gelir.

İşini kaybetme korkusuyla işçinin çalışırken işverenden bordroda gerçek kazancın gösterilmesini talep etmesi her zaman mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda işçiler çalışmaya devam ederken kanıt toplamalı. İşten ayrıldıktan sonra dava açarak eksik gösterilen kazançların primlerinin hesaplanarak emekli aylığının yükseltilmesi mümkündür.

Özetlemek gerekirse emekli aylığını artırabilmek için yüksek kazançlı işte çalışmak, kazancın bordroya gerçek tutar üzerinden yansıtılmasını sağlamak gerekir.

Diğer yandan, yukarıda belirttiğim gibi emekli aylığını artıran bir diğer unsur da ABO’nun yüksek olmasıdır. ABO’yu yükseltmek ise prim ödenen gün sayısının artırılmasıyla sağlanır. Yüksek kazançla ne kadar uzun süre prim ödenirse, ne kadar uzun süre çalışılırsa emekli aylığı da o kadar artar.

Prime esas kazanç asgari ücret ile bunun 9 katı arasında değişmektedir. Prime esas kazancı asgari ücretin iki katından fazla olanlar, çalışmaya devam ettikçe emekli aylıklarını artırabiliyorlar.

Sorunuza gelince, emeklilik için 7200 güne ihtiyacınız bulunuyor. Prim gününüz 7000 ise sadece 200 gün eksiğiniz bulunmaktadır. Hakkınız varsa askerlik borçlanması yaparak eksik günlerinizi tamamlayabilirsiniz.

Eksik günlerinizi yurt dışında yaşarken isteğe bağlı sigorta ile tamamlayamazsınız. İsteğe bağlı sigorta yaptırabilmek için Türkiye’de ikamet etmek gerekmektedir.

Eksik sürenizi yurt dışı borçlanma ile tamamlamanızı da tavsiye etmem. Çünkü yurt dışı borçlanma ile emekli olursanız emekli aylığınızı kestirmeden Türkiye’de veya yurt dışında hiçbir işte çalışamazsınız.

Emeklilikte 60 yaşa tabisiniz. O yaşa gelinceye kadar eksik günlerinizi Türkiye’de fiilen çalışarak tamamlayabilirsiniz. Fiilen çalışmayıp sigortalı gösterme yoluna giderseniz, yurda giriş çıkışlarınızdan bu durum tespit edildiğinde zor durumda kalırsınız.

Emekli aylığını artırmanız için yüksek tutarla borçlanma yapmanız da gereksiz. Ödeyeceğiniz yüksek tutar, emekli aylığınızı artırmaya yetmez.

Emekli aylığınızı artırmak için geriye tek yol, yukarıda ayrıntılarıyla anlattığım gibi Türkiye’de yüksek ücretli bir işte, olabildiğince uzun süre çalışmanız kalıyor.

İlk defa sigortalı çalışmaya 30 Nisan 2008 tarihinden sonra başlayanlar normal emeklilik için 4/a’da (SSK) 7200 gün, 4/b’de (BAĞ-KUR) ise 9000 günü tamamlamak zorundadır. Kısmi emeklilik için ise tüm statüler 5400 güne tabidir.

Ancak, 4/a statüsünde kısmi emeklilik için prim günü sigortalı çalışmaya 2008-2016 yılları arasında başlama tarihine göre şöyledir:

4/a statüsünde 5100 gün ile emekli olabilmeniz için bu süreyi doldurmaya kalan son 1260 günün 4/a statüsünde geçmesi gerekmektedir. Bir kısmını isteğe bağlı sigorta, bir kısmını 4/a statüsünde çalışarak tamamlayacak iseniz, 1260 gün kuralına mutlaka uymalısınız. Son 1260 gün isteğe bağlı sigorta olursa 5100 gün yerine 5400 gün ile emekliliği beklemek zorunda kalırsınız.

Eşiniz normal emeklilikte 7000 prim gününe tabi. Kısmi emeklilikte ise 4500 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresine tabi bulunuyor. Kısmi emeklilik için 162 gün prim eksiği bulunuyor. Bu süreyi, hakkı varsa doğum borçlanması ile yapabilirsiniz. Eksik günleri 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlaması şartıyla her iki emeklilikte de 58 yaşa tabidir.

Doğum borçlanması hakkı yoksa yaklaşık 5,5 aylık eksik süreyi Türkiye’de fiilen 4/a statüsünde çalışarak tamamlamasını tavsiye ederim. Yurt dışı borçlanma ile tamamlayarak emekli olursa, emekli aylığını kestirmeden hiçbir ülkede çalışamaz. Ancak, eşiniz çalışmıyorsa ya da 58 yaşından sonra çalışmayı düşünmüyorsa asgari ücret üzerinden yurt dışı borçlanma yapabilirsiniz.