Evindeki havuzu kontrol etmek istediği sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin açılan davada 5. duruşma görüldü.
Berfin Adıcan'ın haberine göre Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nden gelen bilirkişi raporu değerlendirildi. Tutuksuz yargılanan 16 sanık; 4 kişinin asli, 9 kişinin ise tali kusurlu bulunduğu bilirkişi raporuna itiraz etti.
Tutuksuz olarak yargılanan yapı denetim firması denetçi mühendisleri Hilmi Şener, Mustafa Çetin ve Rezan Akay'ın avukatı yaptığı savunmada, müvekkillerinin suçsuz olduğunu söyledi. Avukat; ruhsatı olmayan yüzme havuzunun denetçi mühendislerden gizlendiğini savunarak, "Biz kaçırılan bir şeyi hafiye gibi bulup denetleyecek değiliz. Belediye ruhsat vermişken biz neden suçlanıyoruz? Ne Yunusemre Belediyesi ne de Büyükşehir Belediyesi tarafından süs havuzu nasıl olur, kaç metre derinlikte olur herhangi bir yazı vermemiş. Müvekkillerim hangi imar yönetmeliğine, mevzuata göre süs havuzu değil de yüzme havuzu olduğunu anlayacak? Ellerinde buna ilişkin bir mevzuat yok" dedi.
Yunusemre Belediyesi'nin imar bölümünde çalışan ve davada yargılanan Asım Özdamar, Hüseyin Erarslan ve Murat Sönmez de yaptıkları savunmalarda yapı denetim firmasının sunmuş olduğu evraklar üzerinden işlem yaptıklarını, kendilerinin sadece yapı kullanma izni verdiklerini söyledi. Murat Sönmez, "Benim kapalı olan bir yeri kontrol etmem mümkün değil, ben bunu tespit edemem" derken, Hüseyin Erarslan ise, "Benim davayla uzaktan yakından alakam yok. Ben belediye kısmında sadece sekretaryayı tutuyorum. Yapı denetim birimi onaylar, ben de evrakları ruhsat programına işlerim, işim sadece bu" ifadelerini kullandı.
Sanık olarak yargılanan motor bobinaj firması sahibi Hakan Akgüneş de bilirkişi raporuna itiraz etti. Akgüneş savunmasında, "Bu havuz motorunun benim olup olmadığı bile belli değil. Bir başkası tarafından mı yapıldı, bozulup yenisi mi alındı bilmiyoruz. Belki bozuldu, bir başkası yaptı ama kayıtlarda olmadığı için belli değil" diye konuştu.
Bobinaj firmasının çalışanı Halim İşli ise yaptığı savunmada; Ferdi Zeyrek'in evine hiç gitmediğini öne sürdü. Bir kişinin kendisini karıştırmasından dolayı 6 ay cezaevinde kaldığını söyledi. Zeyrek'in yan konutundaki havuzda işlem yaptığını belirten İşli, "Ben o konutta motoru söktüm, 1 hafta sonra da yerine taktım. Ferdi Zeyrek'in konutuna hiç gitmedim. Birinin yanlış hatırlamasından dolayı 6 ay cezaevinde kaldım. Sıkmadığım cıvatanın diyetini 6 ay tutuklu kalarak ödedim" dedi.
Davada tutuksuz yargılanan havuzun elektrik ve motor tesisatını yapan, montajını gerçekleştiren Naim Baltaoğlu da bilirkişi raporuna itiraz ederek, kaçak akım rölesi ve dalgıç pompasına dikkat çekti. Baltaoğlu savunmasında, "16 aydır yargılanıyorum, 6 ay cezaevinde kaldım. Olay günü sabahı sitenin güvenlik görevlisi Ahmet Severcan ve yöneticisi Ali Altınordu'nun ifadeleri var. 'Su vardı boşalttık, sigortayı kaldırdık tekrar tekrar attı, sonra havuz bakımından sorumlu Yalçın Öztaş'ı aradık, hiçbir işlem yapmayın dendi' diye. 6 Haziran'da olayın gerçekleştikten sonraki ilk raporun hazırlanmasına kadarki sürede zaten sigorta atmıştı, yani üzerinde enerji yoktu. Enerji olmayan bir motorda kaçak olması imkansız. Bilirkişilerin üzerine sayfalarca rapor hazırladığı bu motor zaten çalışmıyor" diye konuştu.
Naim Baltaoğlu savunmasının devamında, "Havuzda bulunan dalgıç pompa hiç kontrol edilmedi. Kaçak akım sigortaları da olmadığı için benim kanaatim dalgıç pompa arızalıydı, Ferdi Zeyrek dalgıç pompa çalışırken aşağı inmeye kalktı ve merdivende kaldı, aşağı bile inemedi. Kaçak akımı ya Ferdi başkan söktürdü, ki öyle görünüyor; bu en büyük hatadır. Düşünün, 5 sene önce bir arabanın fren balataları yukarıdan birkaç santim kesiliyor, 5 yıl sonra bir kaza oluyor, 'arabanın kaportası sağlam mıydı?' diye soruluyor. Arabanın fren balatası yok. Bu da öyle bir şey" dedi.
Naim Baltaoğlu savunmasında olay günü yaralanan Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek'le de ilgili konuştu. Nurcan Zeyrek'in olay günü yaralanmasıyla ilgili bilgi vermediğini ancak olaydan 1 ay sonra verdiği ifadede yaralandığını söylediğini iddia eden Baltaoğlu, "Nurcan hanım 1 ay sonra 'ben yaralandım' dedi. Kim onu böyle yönlendirdi bilmiyorum. Ben Nurcan hanımın kaç watt'lık bir elektrikten etkilendiğine dair rapor getirilmesini istiyorum. Nurcan hanımın hastanede hiçbir yaralanma raporu yok. Bu konunun araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Havuzun elektrik ve motor tesisatını yapan, montajını gerçekleştiren Naim Baltaoğlu'nun savunmasının ardından mahkemede gergin anlar yaşandı. Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek söz alarak, "Benim kimseyle pazarlığa girme gibi bir durumum yok. Benim merdiveni tutup elektriğe maruz kaldığım, kendimi geri attığım bellidir. Eşimin ölümü pazarlığa kapalıdır. İddialar doğru değildir" dedi.
Mahkeme heyeti, savunmaları ve açıklamaları dinlemesinin ardından davayı 3 Şubat'a erteledi. Heyet, Nurcan Zeyrek'in yaralandığı olaya ilişkin Adli İhtisas Kurulu'na dilekçe yazılmasına karar verdi. Ferdi Zeyrek’in yakınları ile sanıklar arasında duruşmada başlayan tartışma adliye önünde de bir süre devam etti.



