Finlandiya'nın Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile Hanhikivi-1 Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) inşasına ilişkin imzalanan sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin ardından başlayan süreç sonuçlandı.
Rosatom'dan yapılan açıklamada, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) nezdindeki Uluslararasının Tahkim Mahkemesi, Finlandiya'nın sözleşme feshini hukuka aykırı bulduğu bildirildi.
Rosatom ile Finlandiyalı Fennovoima şirketi arasında uzun yıllardır devam eden hukuki sürecin Rosatom lehine sonuçlandığı belirtilen açıklamada, "Uluslararası Ticaret Odası kuralları çerçevesinde yürütülen tahkim süreci, Fennovoima'nın kararının yalnızca hukuka aykırı olduğunu tespit etmekle kalmadı, aynı zamanda sözleşmenin feshedildiği tarihte projenin aktif şekilde ilerlediğini ve Rosatom şirketlerinin NGS'nin inşaat lisansının alınması sürecinde ilerleme kaydettiğini de ortaya koydu." ifadeleri kullanıldı.
Finlandiya'nın kuzeyinde inşa edilmesi planlanan Hanhikivi-1 NGS'ye ilişkin sözleşme, Fennovoima ile Rosatom arasında 2013'te imzalanmıştı. Proje kapsamında, en yeni 3+ nesil tasarıma sahip 1200 megavat kapasiteli bir güç ünitesinin inşa edilmesi öngörülüyordu.
Projeye yapılacak toplam yatırımın 7-7,5 milyar avro seviyesinde olması, Finlandiya ve diğer Avrupa Birliği ülkelerindeki şirketlere yönelik yerelleştirme hacminin ise 1,8-2,7 milyar avro arasında gerçekleşmesi planlanıyordu. Santralin Finlandiya'nın toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılaması bekleniyordu.
Ancak Fennovoima, Mayıs 2022'de Rosatom'un proje takvimine uymadığına yönelik iddiaları ve siyasi durumdaki kötüleşmeyi gerekçe göstererek sözleşmeyi feshetti.
Aralık 2022'de ise Uluslararası Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (DRB), Hanhikivi-1 NGS projesiyle ilgili olarak Finlandiya tarafının Rosatom'a yönelik mali taleplerini reddetti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, tahkim kararına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu, saygın Avrupa kurumlarının, Rosatom lehine verdiği ikinci karar oldu. Dört yıl önce de Uyuşmazlık Çözüm Kurulu bünyesindeki uluslararası uzman grubu bizim tutumumuzu desteklemiş, Finlandiya'nın projeden çekilmesini gerekçesiz, EPC sözleşmesinin feshedilmesini ise hukuka aykırı bulmuştu. Bugünkü sonuç önemli bir kazanım ancak nihai değil. Finlandiya'daki projeye ilişkin haklılığımızı farklı mercilerdeki mahkemelerde savunmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte şunu da eklemek isterim, eğer dava süreçleriyle uğraşmak yerine projeyi birlikte hayata geçirmeye devam etseydik, Finlandiya bugün en yeni teknolojiye sahip bir nükleer güç santraline ve bununla birlikte uygun maliyetli, çevre dostu elektriğe sahip olacaktı."




