İklim eylemi için ülkelerin NATO bütçesi hassasiyetiyle finansmana kaynak artırması gerektiğinin altını bir kez daha çizen COP31 Başkanı Kurum, "Herkes kendi sınırlarından bakıyor. Hep söyledim ben, bugün NATO ülkeleri savunma harcamalarını yüzde 5'e çıkarma kararı aldılar. Tuvalu yok oluyor, bu kararı alsak ne olur? Yaşanacak bir dünya kalmadıktan sonra sınırlarınızı savunsanız ne olur? Aynı kararlılığı tüm dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelede de ortaya koymasını bekliyoruz" dedi.
"YARDIM VAR AMA ULAŞMIYOR, BU VİCDANIMIZIN KABUL EDEBİLECEĞİ BİR TABLO DEĞİL"
COP31 Başkanı Kurum, 'Finansmana Erişim' başlıklı Pre-COP Ana Oturumu'na da katıldı. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Pasifik ülkeleri temsilcilerinin yer aldığı toplantıda konuşan COP31 Başkanı Kurum, iklim finansmanına erişimdeki adaletsizlikleri çarpıcı örneklerle anlattı. Küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerde yaşanan iklim kaynaklı yıkıcı afetlere dikkat çeken Kurum, "Bu krize en az katkıyı onlar yaptı ama bedelin en ağırını onlar ödüyorlar. Yardım var ama onlara ulaşmıyor. Bu vicdanımızın kabul edebileceği bir tablo değil" diye konuştu.
"BU RAKAMLAR BİZE DÜNYANIN İMKANSIZLIK İÇİNDE OLMADIĞINI GÖSTERİYOR"
En az gelişmiş ülkelere bir yılda ulaşan iklim finansmanının yaklaşık 21 milyar dolar ile dünyanın bir haftalık gıda israfına karşılık geldiğini anlatan COP31 Başkanı Kurum, mevcut sistemde bu ülkelerin bu tutarı da borç olarak alıp geri ödemek zorunda kaldıklarını belirtti. Gelişmekte olan ülkelerin ise yıllık uyum ihtiyacının 2035 yılı itibarıyla 310-365 milyar dolar arasında olmasının beklendiğini belirterek şöyle konuştu: Dünya bir yılda yalnızca çanta, saat ve mücevhere bundan daha fazlasını harcıyor. 2025 yılı verilerine göre kişisel lüks ürünler için 410 milyar dolar para harcanmış. Bu rakamlar bize dünyanın imkansızlık içinde olmadığını gösteriyor. Kaynak var, bilgi var, teknoloji var. Eksik olan; bunları ihtiyaç sahibine zamanında ulaştıracak ortak kararlılık. Yıllar sonra bir ada halkı dalgaların yuttuğu kıyılarına bakıp bu dönemi hatırladığında, burada ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacak. Okyanus beklemiyor, kuraklık beklemiyor. Bizim de bekletmeye hakkımız yok. Bu nedenle COP31 Başkanı olarak finansmana erişimin artırılmasına ilişkin bildiri ve eylem planını biz de tüm gücümüzle destekliyoruz. Ülkelerin bu bildiriye imza atmalarını ve imzanızın yanına somut bir taahhüt koymanızı bekliyoruz. Ve bu bildiriyi imzalayan her kurum; bir ada halkına, bir köye, bir aileye 'Yalnız değilsiniz' demiş olacak.




