Bugün İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısında meslektaşlarına hitap ederek projelerini ve hedeflerini anlattı.

"AVUKAT GÜVENLE ÇALIŞIYORSA, BARO GÜVENDEDİR"

Konuşmasında kendisini tanıtarak mesleğe bakış açısını anlatan Tuna, "Önce kısaca kendimden söz edeyim. Memur ailesinde yetişmiş biriyim; babam cami imamlığı yapıyor. Hayata erken başlayanlardan oldum; henüz 16 yaşındayken üniversite sıralarına oturdum. Bu erken başlangıç bana iki şey öğretti: Emeğin kıymetini ve yalnız bırakılmanın ağırlığını. Hakkını savunacak bir sesi olmayan insanın yalnızlığını çocuk yaşta gördüm. Avukatlığı seçmemin de, bugün bu kürsüde durmamın da asıl sebebi budur. En büyük hedefimizi açıkça ifade etmek istiyorum: İstanbul 2 Nolu Baromuzun üye sayısını 7.000'e ulaştıracağız. Kıymetli meslektaşlarım; avukatlık, insanın başkasının yükünü omuzladığı bir meslektir. Müvekkilimizin kaygısını dinleriz, ailesinin geleceğini düşünürüz, özgürlüğünü savunuruz. Bazen bir dosyayla günlerce yaşarız. Gece aklımıza gelen bir ihtimal için yeniden bilgisayarın başına otururuz; sabah duruşmaya yetişir, öğleden sonra başka bir adliyeye gideriz. Sonra kendi büromuza döneriz. Bu defa önümüzde başka hesaplar vardır: Kira vardır, vergi vardır, prim vardır; ödenmesi gereken maaşlar ve bir türlü tahsil edilemeyen ücret vardır. Başkalarının geleceği için mücadele ederken kendi geleceğimizi düşünürüz. Avukat güvenle çalışıyorsa baro güçlüdür; baro güçlüyse savunma güçlüdür; savunma güçlüyse hukuk devleti güçlüdür. Biz bu gücü birlikte kurmaya talibiz" dedi.

Meslektaşları arasında ayrım gözetmeden hizmet edeceklerini belirten Tuna, "Yarın bize emanet edeceğiniz her oy, bizim için bir çalışma sorumluluğu olacak. Bize destek veren meslektaşımızın da başka tercih yapan meslektaşımızın da başkanı olacağız. Genel kurul bittiğinde yine aynı adliyelerde buluşacağız; aynı mesleğin yükünü taşıyacak, birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu yüzden bugünden söz veriyorum: Meslektaşlık hukukunu koruyacağız, emeğe saygı göstereceğiz, baromuzun ortak geleceği için çalışacağız. Gelin, bu görevi birlikte üstlenelim: Meslek büyüklerimizin tecrübesiyle, gençlerimizin cesaretiyle, her bir meslektaşımızın katkısıyla. Ben hazırım; ekibimiz hazır. Bu salondan çıkarken yanınızda bir vaat listesi değil, bir söz götürün. Biz cübbeyi bir kıyafet olarak değil, bir yemin olarak giyen insanlarız. O cübbenin altında hukuk vardır: Hepimizi eşit kılan, hepimizi bir arada tutan hukuk. O cübbenin altında adalet vardır: Herkes için, her zaman adalet. Ve o cübbenin altında savunma vardır. Adil yargılanmanın vazgeçilmez teminatı olan savunma. Bu üç değere birden hizmet edecek bir baro için buradayız. Yarın sandıkta yalnızca bir yönetim seçmeyeceksiniz; bir anlayış seçeceksiniz. Emeğinin karşılığını güvenceye alan bir anlayışı. Gencine omuz veren, kadınına güvence olan, üstadına hürmet eden bir baro anlayışını. Bizi bu yola çıkaran makam değil, meslek aşkıdır. Bizde yorulmak yok; yürüyecek enerjimiz, çalışacak heyecanımız var. Ve bizde, bu salonu dolduran en büyük hazine var: Birbirimize uzattığımız el, meslektaşlıktan öte dostluğumuz var. Hukuk pusulamız, adalet davamız, savunma onurumuz, dostluk gücümüzdür. Hedefimiz 7.000 üye. Sözümüz güçlü hizmet. Güvencemiz, birlikte vereceğimiz emek. Rabbim bizleri üstlendiğimiz emanete layık eylesin; niyetimiz hayır, akıbetimiz hayır olsun. Genel kurulumuz hayırlı olsun. Haydi şimdi; omuz omuza, yürek yüreğe! Birlikte daha güçlü, yarına daha hazırız" dedi.