Nihat Doğan’ın evinde sadelik ön plana çıkıyor. Amerikan mutfağın da yer aldığı salonda siyah ve beyaz tonlar ağırlıkta. Az eşyanın tercih edildiği yaşam alanında yeşil koltuk takımı ise dekorasyona hareket katıyor.
Evin en dikkat çeken bölümlerinden biri de yatak odası. Perdeden yatağa, şifonyerden diğer dekoratif detaylara kadar siyah rengin hâkim olduğu odada, baş köşede Nihat Doğan ve oğlu Âmin Badıkan’ın fotoğrafı yer alıyor.
Ev gezmesi sırasında hayatına dair bilinmeyenleri de anlatan Nihat Doğan, pandemi döneminde yaşadığı maddi zorlukları ilk kez bu kadar açık şekilde dile getirdi.
“Bunu ilk defa söylüyorum” diyerek sözlerine başlayan Doğan, pandemi sürecinde 8 dairesini satmak zorunda kaldığını belirtti:
“Pandemi döneminde 8 daire sattım. Mal mülk neden var? Zor günler için var. Bir tek ben değilim, aileme de bakıyorum. Mecbur kalıp sattım.”
Babasından söz ederken gözyaşlarına hâkim olamadı
Programın en duygusal anlarından biri ise Doğan’ın babasıyla ilgili sözleri sırasında yaşandı. Çocukluğunda babasının yokluğunu çok hissettiğini anlatan sanatçı, geçmişinden bahsederken gözyaşlarını tutamadı.
“Hayatımda babamın olmasını isterdim, babasızlığı çok hissediyorum” diyen Doğan, babasına duyduğu özlemi şu sözlerle anlattı:
“Ben hayatımda en çok neyin olmasını isterdim? Babamın olmasını. Keşke Rabbim her şeyi alsaydı da onu verseydi. Ben sevgisini gösterebilen bir adam değilim ama içimde taşıyorum.”
Baba olduktan sonra kendi yaşadığı eksikliğin korkularını daha da derinleştirdiğini anlatan Nihat Doğan, deprem sırasında yaşadığı bir anı da paylaştı.
Doğan, oğlu Âmin Badıkan’ın da babasız büyümesinden korktuğunu belirterek, deprem sırasında yatağında yaşadığı korkuyu şöyle anlattı:
“Deprem olduğunda yatakta yakalandık. En son ‘Allah’ım ben babasız büyüdüm, oğlum da mı babasız büyüyecek?’ dedim. ‘Demek ki kaderimiz aynı olacak’ diye düşündüm. Allah’a dua ettim. En büyük korkum o an oldu.”
Ünlü türkücü, kendi yaşadığı yokluğu oğlunun yaşamamasını istediğini belirterek, “Allah oğlumu yoklukta büyütmesin” dedi.
Âmin Badıkan’ın henüz üç yaşında olduğunu söyleyen Doğan, yaşının ilerlemesiyle birlikte en büyük dileğinin oğlunun önemli günlerine tanıklık etmek olduğunu ifade etti.
“Artık 50’ye merdiven dayadım. Oğlum üç yaşında, daha ne kadar görebileceğim” diyen Doğan, “Şu an tek arzum Allah’tan onun düğününü yapmayı nasip etsin bana” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Oğlunun isminin hikâyesini de anlatan sanatçı, annesinin hamilelik döneminde rüyasında oğlunun adının “Amin” olacağını gördüğünü söyledi.
Nihat Doğan’ın oğlu Âmin Badıkan da ilk kez “Pazar Gezmesi” kameralarının karşısına geçti. Baba-oğulun evdeki samimi anları programa renk katarken, Doğan’ın oğlundan bahsederken yaşadığı duygu yoğunluğu da dikkat çekti.
Özel hayatındaki halini ekranlardaki imajından farklı anlatan Doğan, “Ekranda esiyorum, eve gelince pamuk şekeri oluyorum” sözleriyle kendisini esprili bir şekilde tanımladı.
Müzik kariyeriyle ilgili de konuşan Nihat Doğan, rap dünyasına göz kırptı. Lvbel C5 ve Blok3 dışında başka isimlerle düet yapmayacağını söyleyen sanatçı, Lvbel C5’e de düet çağrısında bulundu.
Mabel Matiz’le ilgili yaşadığı bir durumu da anlatan Doğan, daha önce bir şarkıyı seslendirmesi için kendisine izin verildiğini ancak daha sonra bu kararın değiştiğini belirterek sitem etti:
“Önce şarkıyı söylemem için izin verdi. Sonra da vazgeçti. Bize ayıp etti.”
“5 yıldır kendime ayakkabı bile almadım”
Doğan’ın programda anlattığı bir başka detay ise alışveriş alışkanlıkları oldu. Ünlü türkücü, yaklaşık 5 yıldır kendisine ayakkabı bile almadığını söyledi.




