Tanımadığım kişi, Almanya numarasından günde birkaç kez atıyor bu mesajları.

Bu şahsa WhatsApp üzerinden değil buradan cevap vermeyi tercih ediyorum:

- Eğer elinizdeki videolar, suçla ilgiliyse hemen savcılığa başvurun.

- Eğer elinizdeki videolar, özel hayatla ilgiliyse bu benim ilgi alanıma girmez.

- Eğer elinizdeki somut bir haber konusuysa mesajda özetleyin, ben size dönerim.

Galiba “elimde video var” diyen her kişiyle yüz göz olmamayı öğrenecek kadar yaşadım şu hayatta.

Tonla slogan atıldı. Bir sürü pankart açıldı. Sayısız yumruk savruldu. Nutuk üstüne nutuk söylendi.

Bir avukatın kürsüde söylediği “avukat türküsü” kadar prim yapmadı.

Kafasını gözünü yararak söylese de... Tiz perdeye çıktığında azıcık kulak kanatsa da...

Türküyle dikkat çekmek diye bir olguyu hayatımıza sokan avukat hanıma bin selam.

TRUMP İLE OBAMA ARASINDA BİR TERCİHE ZORLANSAM

- Obama’nın zekice laf sokuşlarının karşısında... Pek avam kalıyor.

- Obama’nın etkili hitabetinin karşısında... Biraz yavan bir hitabete sahip.

- Obama’nın artistlik demokratlığının karşısında... Az biraz Ortadoğulu gibi.

- Obama’nın stratejik sinsiliği karşısında... Patavatsızca dobra.

- Obama’nın kaypak zarafeti karşısında... Kaba saba bir içtenliğe sahip.

- Obama’nın eski ezberleri tekrarlaması karşısında... Obama gibilerin putlarını deviriyor.

- Çok kötü çekilmiş b sınıfı korku filmleri izlemek.

- “En güzel Temel fıkraları” isimli kitabı evirip çevirmek.

- “Öldüren Cazibe” filmine başyapıt muamelesi yapmak.

- James Bond serisiyle ilgili dedikodulara dalmak.

- İngiliz Kraliyet Ailesi’nde birilerinin tarafını tutmak.

- Sarıgül’ün paylaşımlarının altındaki yorumları okumak.

- Kedim Sekter’in fotoğraflarını yapay zekâyla maymuna çevirmek.

- Hindistan sokak lezzetleri belgesellerine dadanmak.

- Güllü cinayetinde olay yeri inceleme elemanı gibi davranmak.

- Kimselere çaktırmadan burçlar üzerinden kişilik analizi yapmak.

- İnşaat görünce dayanamayıp dakikalarca bakmak.

- Bir kafenin önünde oturup gelen geçeni izlemek.

- “Tavukları pişirmişem / Hacıyı da çarşıya göndermişem”i dinlemek.

ACAYİP ZORLAMA BİR ŞEY: ALTIN PORTAKAL KORTEJİ

Cüneyt Arkın’ları, Türkan Şoray’ları, Kadir İnanır’ları, Belgin Doruk’ları, Tarık Akan’ları üstü açık arabalarda önümden geçerken görmek için...

Artık ne tepeden tırnağa karizma jönler var, ne de dört yapraklı yoncalar.

Altın Portakal sanatçı kortejinde yer alan en baba isim: İlyas Salman.

“Bir gelenektir, sürdürelim” falan deniliyor olabilir.

Ama sürdürüldükçe eski güzelim kortejlerin hatırası zedeleniyor.

Bazı gelenekler sürdürüldükçe büyür, kökleşir, güzelleşir.

Bazı gelenekler ise sürdürme inadıyla küçülür, kökten uzaklaşır, tatsızlaşır.