İtalya'nın Sardunya Adası'ndaki dağlık bölgede yer alan küçük bir köy, sakinlerinin sıra dışı yaşam süreleriyle bilim dünyasının dikkatini çekti.Yaklaşık 2 bin 200 kişinin yaşadığı Bolotana'da hayat, yıllardır benzer bir düzen içinde devam ediyor. Köy sakinleri tarlalarında çalışıyor, dik yokuşlarda uzun mesafeler yürüyor ve geleneksel beslenme alışkanlıklarını sürdürüyor.
Ancak bilim insanlarının burada yürüttüğü araştırma, özellikle kadınların yaşam süreleriyle ilgili şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı. Araştırmaya göre Bolotana'da 70 yaşına ulaşan kadınların 100 yaşına kadar hayatta kalma olasılığı yaklaşık yüzde 14. İtalya genelinde ise bu oran yüzde 3,5 düzeyinde. Başka bir ifadeyle köydeki kadınların 100 yaşını görme olasılığı, ülke ortalamasının yaklaşık dört katına ulaşıyor.Sardunya'nın uzun ömürlü sakinleriyle tanınan geleneksel ‘mavi bölgesi’nin yaklaşık 100 kilometre dışında bulunan Bolotana, bu özelliğiyle yeni bir uzun yaşam merkezi olarak değerlendiriliyor.
Sardunya'daki Sassari Üniversitesi ile ABD'deki Illinois Üniversitesi, Alabama Üniversitesi ve California Üniversitesi Los Angeles'tan (UCLA) bilim insanlarının yürüttüğü araştırmada, köyün 2021-2025 yılları arasındaki nüfus kayıtları incelendi.The Telegraph'ın aktardığına göre araştırmacılar, bu dönemde beş erkek ve 14 kadın olmak üzere toplam 19 kişinin 100 yaşına ulaştığını belirledi.
Daha sonra hayatta olan 100 yaşını aşmış kişilerin sayısı altıya düştü. Bu kişilerin tamamı kadınlardan oluşuyor. Köyde 100. yaş gününü kutlamaya hazırlanan başka sakinler de bulunuyor. Köyde yaşayan 101 yaşındaki Giovannina Marras, araştırmacıların ziyaretinde yaşanan bir olayla dikkat çekti.Bilim insanları, Marras'a öğle yemeğini kimin hazırlayacağını sorduğunda beklemedikleri bir yanıt aldı.
Sorudan rahatsız olan yaşlı kadın, Hepsini kendim yaparım diyerek mutfağa geçti ve konukları için doyurucu bir yemek hazırlamaya başladı.Marras'ın ileri yaşına rağmen günlük işlerini kendi başına sürdürebilmesi, araştırma sırasında aktarılan dikkat çekici yaşam öykülerinden biri oldu. Bilim insanları, Sardunya'daki uzun yaşamın genetik yatkınlık, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve güçlü sosyal ilişkilerin birleşiminden kaynaklanabileceğini düşünüyor.Bolotana Belediye Başkanı Francesco Manconi de Corriere della Sera gazetesine yaptığı açıklamada, köydeki uzun yaşamın tek bir nedene bağlanamayacağını belirtti.Manconi, Ben bilim insanı değilim ama bunun bir dizi faktörün birleşimi olduğunu düşünüyorum diyerek köy sakinlerinin bol miktarda tahıl ve sebze tükettiğini, sofralarında yoğun hayvancılıkla yetiştirilmeyen yerel hayvanların etlerine yer verdiklerini anlattı.
Köy sakinlerinin beslenme alışkanlıklarında Sardunya'nın geleneksel mutfağı önemli bir yer tutuyor.Bölgenin sevilen yiyecekleri arasında, pecorino peyniriyle hazırlanan geleneksel ‘seadas’ tatlısı bulunuyor. Ayrıca az şeker içeren, limon veya tarçınla tatlandırılabilen ‘mustazzolus’ adlı yumuşak kurabiyeler de yerel mutfağın öne çıkan lezzetleri arasında gösteriliyor.Ancak araştırmacılar, uzun yaşamın yalnızca bu yiyeceklerin tüketilmesiyle açıklanamayacağını, beslenmenin genetik ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bolotana'da uzun yaşamla ilişkilendirilen bir diğer özellik ise hareketli günlük yaşam.Sardunya'nın engebeli arazisinde yaşayan köy sakinleri, bahçelerine ve tarım alanlarına ulaşabilmek için sürekli dik yamaçları aşıyor.Belediye Başkanı Manconi, köydeki yaşlıların geçmişten bu yana tarlalarına yürüyerek gittiğini belirterek özellikle bazı kadınların günde 20 kilometreye kadar yürüdüğünü söyledi.Bölgede fiziksel aktivitenin günlük işlerin doğal bir parçası olması, bilim insanlarının üzerinde durduğu faktörler arasında yer alıyor.
Frontiers in Aging dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, Bolotana'nın özellikle kadınlarda görülen olağanüstü uzun yaşam oranları nedeniyle yeni bir ‘mavi bölge’ adayı olarak değerlendirilebileceğini belirtti.Mavi bölge, insanların ortalamadan daha uzun yaşadığı ve 100 yaşını aşan kişilerin dikkat çekici oranlarda bulunduğu yerleri tanımlamak için kullanılıyor.Japonya'daki Okinawa, Kosta Rika'daki Nicoya ve Yunanistan'daki İkarya Adası, uzun yaşamla ilişkilendirilen bölgeler arasında gösteriliyor.Araştırmada Bolotana'daki kadınların uzun ömür göstergelerinin, uluslararası karşılaştırmalarda Hong Kong'un ardından ikinci sırada bulunduğu ifade edildi.
Bolotana'dan elde edilen sonuçlar dikkat çekici olsa da ‘mavi bölge’ kavramı bilim dünyasında tartışılmaya devam ediyor.Bazı araştırmacılar, olağanüstü uzun yaşam oranlarının hesaplanmasında kullanılan yöntemleri ve geçmişe ait yaş kayıtlarının güvenilirliğini sorguluyor.Bu kavramın kökeni, 1990'lı yıllarda Sardunya'da başlatılan ‘Akea’ projesine dayanıyor.
Projenin adı, Sardunya dilinde ‘100 yaşına kadar yaşa’ anlamına gelen ‘a kent'annos’ ifadesinden türetildi.Son araştırmanın yazarları, Bolotana'ya ilişkin bulgularının sağlam kayıtlara dayandığını belirtmekle birlikte köyün kesin olarak kanıtlanmış bir mavi bölge kabul edilebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Bolotana'daki araştırmanın sonuçları, köyün geleceğine ilişkin beklentileri de artırdı.Belediye Başkanı Francesco Manconi, elde edilen bulguların köydeki yaşam kalitesini ortaya koyduğunu belirterek bunun yalnızca turistlerin ilgisini çekmesini değil, yeni sakinlerin de Bolotana'ya yerleşmesini umduklarını söyledi.Uzun süredir nüfus kaybı yaşayan köyün yeniden canlanmasını isteyen Manconi, araştırmanın bu sürece katkı sağlayabileceğini ifade etti.Bilim insanları ise Bolotana'daki uzun yaşamın ardında tek bir sır bulunmadığına dikkat çekiyor.
Genetik özellikler, geleneksel beslenme, günlük fiziksel hareketlilik ve sosyal ilişkilerin bir araya gelmesi, bu küçük Sardunya köyünü dünyanın en dikkat çekici uzun yaşam merkezlerinden biri haline getirmiş olabilir.



