İŞVEREN DEDİKODU VE HAKARET İDDİASINI SAVUNDU
Davalı işveren ise WhatsApp yazışmalarında davacı ile G.Ü.'nün işyeri ve çalışma arkadaşları hakkında dedikodu düzeyinde konuşmalar yaptığını, bazı çalışanlar hakkında hakaret içeren ifadeler kullandığını ileri sürdü. Ayrıca bazı işçilerin işyerinde gizlice çekildiği anlaşılan fotoğraflarının paylaşıldığını savundu. İşveren, yazışmaların içeriği ve davacının eylemlerinin yoğunluğu nedeniyle iş sözleşmesinin devamının beklenemeyeceğini belirtti. G.Ü.'nün de aynı nedenle işten çıkarıldığını dile getirdi. İş Mahkemesi, davanın reddine karar verdi. Davacı avukatının kararı istinafa taşıması üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
WHATSAPP YAZIŞMALARININ GİZLİLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Bölge Adliye Mahkemesi, değerlendirmesinde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin WhatsApp yazışmalarına ilişkin kararına dikkat çekti. Söz konusu kararda, WhatsApp'ın kişiler arasında veya gruplar üzerinden iletişim kurulmasını sağlayan, üçüncü kişilere kapalı bir sistem olduğu belirtildi. Kararda, işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaları etkilemediği sürece WhatsApp grupları kurarak iletişim kurmalarının yasak olmadığı, bu kapsamda yapılan iletişimlerin kişisel veri olarak korunmasının esas olduğu ifade edildi. Ayrıca, gizlilik içeren kişisel veri niteliğindeki WhatsApp konuşmalarına, nasıl temin edildiği anlaşılamayan yazışmalar üzerinden dayanılarak iş sözleşmesinin feshedilmesinin haksız olduğu vurgulandı.
Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, '' Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi ile davalı işverenin diğer bir çalışanın WhatsApp uygulaması üzerinden kişisel görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerin gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğu, mevcut delil durumuna göre söz konusu yazışmaların işyerinde olumsuzluklara neden olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı ortadadır. Bu hali ile iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından, işveren tarafından yapılan feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacının işe iade talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine hükmedilmiştir.''





