Oyuncu Aliye Uzunatağan, “Ben Nejat Uygur’u, Necla Hanım’ı da çok severim. Onun için burada olmak istedim. Üzgünüm. Çok güzel çocuklar bıraktılar bize. Nurlarda uyusunlar ikisi de. Kavuşuyorlar bugün bence” dedi.
Oyuncu Şevket Çoruh, “Tüm Uygur ailesinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Çok değerli, kıymetli bir ablamızdı, teyzemizdi. Dediğim gibi Nejat abi'nin yanına yolluyoruz onu” diye konuştu.
Oyuncu İskender Bağcılar, “Hepimizin başı sağ olsun. Değerli bir sanatçıyı kaybettik. Nejat abi'nin yadigarı diyelim çocuklarıyla beraber. Bizde Şehir Tiyatrosu'nda genel sanat yönetmenliği yapmıştı, beraber çalıştık uzun yıllar. Hanımefendiyle doktorumuz aynıydı. Bir orada görüştük profesörün yanında. Hiç böyle bir belirtisi yoktu ama bir sene evveldi. Gayet iyiydi, sağlam görünüyordu. Oradan buradan konuştuk ettik. Allah taksiratını affetsin” diye konuştu.
Oyuncu Zafer Algöz, “Sevgili Necla Abla çok kıymetli bir sanatçıydı. Üstelik de Nejat Uygur gibi bir ustanın yanında hem hayat arkadaşı hem sahne arkadaşıydı. Bir gün bir sohbet sırasında demişti ki; ‘Benim hayatımın çok büyük bir çoğunluğu tiyatro kulislerinde ve tiyatro turnelerindeki odalarda geçti. Ben evlatlarımı da hep orada büyüttüm’ demişti. Allah rahmet eylesin, Nejat babanın yanına gitti. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Keşke kısmet olsaydı da oynasaydık. Eski o güzel oyuncular yok ki artık. Hepsi birer birer bize veda edip gidiyorlar. Allah mekanını cennet eylesin” dedi.
Oyuncu Nilgün Belgün, “Üzgünüm çünkü Necla Hanım'ı çok severdim, çok iyi de tanırdım. O da beni çok severdi. Hep buralarda karşılaşırdık onunla. Onun için mutsuzum ve üzgünüm” dedi.
‘NECLA ABLA'NIN BENİM İÇİN ÇOK AYRI BİR YERİ VARDI’
Oyuncu Bekir Aksoy, “Uygur ailesi Türk tiyatrosunda büyük bir gelenek. Nejat abi ile başlayan, Necla Hanım'la devam eden ve işte oğullarıyla burada görüyorsunuz. O yüzden gerçekten çok büyük bir değeri gene yitirmiş olduk. Türk tiyatrosunun büyük arşivlerinden birini kaybetmiş olduk. Şöyle de tabii güzel bir tarafı var, Uygur sülalesi devam ediyor. Oğulları, onların görevlerini layıkıyla yapıyor ve üstleniyorlar. O yüzden Necla Abla'nın gerçekten çok ayrı bir yeri vardı. Hem benim için hem Türk tiyatrosu için. Başımız sağ olsun” dedi.






