Bir lise öğrencisinin okulda maruz kaldığı akran zorbalığını ailesine ya da yakınlarına anlatması her zaman kolay olmayabiliyor. Arkadaşlarının kendisiyle alay etmesinden veya ailesinin kendisini anlamamasından çekinen genç, yaşadıklarını paylaşmak yerine telefonunu açarak bir yapay zeka sohbet botuna başvurabiliyor.
Sorularına sabırla yanıt veren, duygularını onaylayan ve kendisini yargılamayan botla konuşan genç, karşısında kendisini anlayan bir dost bulunduğunu düşünebiliyor. Böylece yapay zeka sohbet botları, yalnızlık ve anlaşılmama duygusuyla baş etmeye çalışan ergenler için yeni bir dijital sığınağa dönüşüyor.
Hürriyet Gazetesi'nden Zülal Atagün'e konuşan Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vesile Alkan Korkmaz, gençlerin yapay zeka ile kurduğu ilişkiye dikkati çekerek, gerçek insanlarla iletişim kurmanın reddedilme, alay edilme ve anlaşılmama gibi riskler barındırdığını belirtti. Yapay zekanın reddetmeyen, eleştirmeyen ve soruları sabırla yanıtlayan yapısının gençlere daha güvenli gelebileceğini ifade eden Korkmaz, bu durumun gerçek bir insan ilişkisiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Korkmaz, sohbet botunun kullanıcıya "Seni anlıyorum, sen haklısın" şeklinde yanıtlar vermesinin, duygularını gerçekten paylaşan bir insanla kurulan ilişkiyle aynı olmadığını belirterek, bu iletişimin gencin kendi zihinsel çerçevesinde oluşan bir ilişki yanılsamasına dönüşebileceğine işaret etti.
Korkmaz'a göre yapay zeka ile kurulan ilişki, ergenlerin duygusal sorunlarını geçici olarak hafifleten bir tür "yapay anestezi" işlevi görebiliyor. Ancak bu durum, gençlerin gerçek yaşamda psikolojik dayanıklılık geliştirmelerini gerektiren deneyimlerden uzaklaşmalarına da yol açabiliyor. Gerçek insan ilişkilerinde çatışma, eleştiri ve anlaşmazlıkların bulunduğunu belirten Korkmaz, gençlerin bu deneyimler aracılığıyla empati kurmayı ve sorunlarla baş etmeyi öğrendiğini ifade etti.
Yapay zeka ile kurulan sorunsuz iletişimin bu sosyal becerilerin gelişimini engelleyebileceğine dikkati çeken Korkmaz, gençlerin hayatı ekranların sunduğu hazır çözümler üzerinden anlamlandırmaya başlayabileceği uyarısında bulundu.
Yapay zekanın vicdani tutumun yerini de dolduramayacağını vurgulayan Korkmaz, çocuklara bu teknolojiyi bir sığınak veya otorite olarak görmek yerine kendi görüşlerini sınayabilecekleri bir fikir aynası olarak kullanmayı öğretmek gerektiğini belirtti.
Ailelere çocukların yapay zeka kullanımını yargılamadan ele almalarını ve bu konuda açık iletişim kurmalarını öneren Prof. Dr. Vesile Alkan Korkmaz, şöyle devam etti:
- Çocuğun yapay zekayı hangi amaçla kullandığını yargılamadan konuşun.
- "Bot sana ne söyledi?" sorusunun yanı sıra "Sen ne düşünüyorsun?" diye de sorun.
- Yapay zekanın hata yapabileceğini ve insan gibi duygular taşımadığını anlatın.
- Çocuğa, güvendiği yetişkinlerden destek isteyebileceğini hissettirin.
- Yüz yüze arkadaşlıklar, sanat, spor ve doğayla temas için fırsatlar oluşturun.
Çocukların ve gençlerin yapay zeka yanıtlarını sorgulamaları, kendi düşüncelerini geliştirmeleri ve gerektiğinde insanlardan destek almaları önem taşıyor. Bu kapsamda şu noktalara dikkat edilmesi öneriliyor:
- Yapay zeka yanıtlarını kesin doğru kabul etmeyin, bilgileri güvenilir kaynaklardan kontrol edin.
- Duygusal sorunlarda yalnızca sohbet botundan destek almakla yetinmeyin, güvendiğiniz kişilerle de konuşun.
- Özür dileme, karar verme veya kişisel mesaj hazırlama gibi konuları tamamen yapay zekaya bırakmayın.
- Hazır yanıtları doğrudan kopyalamak yerine önce kendi fikrinizi oluşturun.
- Farklı bakış açılarını araştırın ve son kararı kendi değerlendirmenize göre verin.






