Sanatçı Hikmet Barutçugil'in "Suyun Hafızasında İstanbul" temalı "Ebristanbul" başlıklı sergisi, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) ev sahipliğinde Gazi Osman Paşa Yalısı'nda sanatseverlerle buluştu.
Açılışa, İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sacit Açıkgözoğlu'nun yanı sıra kültür sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Açılışta katılımcıları selamlayan BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu'nun ardından konuşan Hikmet Barutçugil, ebru sanatına nasıl başladığını anlattı.
"Tam 50 yılı aşkın senedir bu sanatı yaşatmaya, geleceğe aktarmaya çalışıyorum"
Barutçugil, ebruyla 1973 yılında Emin Barın'ın vasıtasıyla tanıştığını paylaşarak, şunları kaydetti:
"Emin Barın'ın talebesi oldum. Kendisi bize eski sanatlara olan ilgisizliği tatlı şikayetlerle, eski hattatlardan menkıbeler anlatarak bizi bu sanatlara cezbettirmeye çalışırdı. Bir gün dedi ki 'Çocuklar, hat sanatıyla ebru sanatı ikiz kardeş gibidir. Mutlaka bir şeyler öğrenin, ebru yapın.' Ben o zaman 21 yaşındaydım. Araştırdım, sordum soruşturdum. Ebru nedir, nasıl yapılır, malzemesi nereden bulunur? O yıllarda ne malzeme var ne de öğretecek kimse... Emin hocama tekrar gittim ve dedim ki, 'Hocam ben ebru yapmak istiyorum ama malzeme bulamıyorum, yol gösteren yok." Bana o zaman Mustafa Düzgünman hocamızı söyledi. Üsküdar'ın yolunu tuttum ve Düzgünman üstadımızın yanına gittim. Ebru sanatının o tılsımlı dünyasıyla, renklerin su üzerindeki o muazzam raksıyla ilk defa orada, o aktar dükkanında tanıştım. O gün bu gündür, tam 50 yılı aşkın senedir suyun, rengin ve kağıdın büyüsüne kapılmış bir şekilde bu sanatı yaşatmaya, geleceğe aktarmaya çalışıyorum."
Böyle bir sergiyi tarihi bir mekanda açmaktan onur ve mutluluk duyduğunu dile getiren Barutçugil, Bahçeşehir Üniversitesi'ne destekleri için teşekkür etti.
"Sanatçının dünyasıyla mekanın ruhunu birleştirmeye çalıştım"
BAU Mütevelli Heyeti Kültür Sanat Danışmanı Aslıhan Umar ise Gazi Osman Paşa Yalısı'nda ilk olarak "Seçkiler" başlıklı sergiyi açtıklarını belirterek, "Gazi Osman Paşa Yalısı, Bahçeşehir Üniversitesi'nin ihyasıyla yeniden ayağa kalktı ve bu ihya sadece tarihi bir binayı kurtarmakla kalmadı. İstanbul'un o güzel silüetine ve geçmişine hak ettiği değeri de kazandırdı." dedi.
Umar, yalıyı daha sonra da kültür, sanat ve eğitimle işlevlendireceklerine işaret ederek, "Ebristanbul" sergisine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu sergide bir sanat direktörü olarak bir yaklaşım belirlemem gerekiyordu. Sanatçının dünyasıyla mekanın ruhunu birleştirmeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Bu çalışmada İstanbul'u hafızası olan bir şehir olarak konumlandırdık ve o hafızayı da suda bulduk, aynı ebru gibi. Çünkü İstanbul'un hafızası sadece taş duvarlarında değildi, boğazında ve suların derinliklerindeydi. Biz bu sergiyle bunun da altını çizmeye gayret ettik. Serginin akışını aslında suyun akışına bıraktık."
Hikmet Barutçugil'in barut ebru üzerine İstanbul'dan tarihi mekanları resmettiği eserler, 13 Kasım'a kadar görülebilecek.



