Gizem: Çocukların dijital dünyayla ilişkisini konuşurken dönüp dolaşıp ekran süresine geliyoruz. Ben de Lorin’in izlediği içeriğe, oynadığı oyuna ve süreye dikkat ediyorum. Ama UNICEF’in yeni raporunu okurken kendime başka bir soru sordum: Çocuğum internette kendisini rahatsız eden bir şey yaşarsa bana anlatabilir mi?
Gülay: ‘Çocukların Gözünden: Dijital Teknolojiler Çocukların Cinsel İstismarına Nasıl Zemin Hazırlıyor?’ adlı raporu ben de okudum ve rakamlar tokat gibi çarptı suratıma.
Gizem: Araştırmanın yapıldığı 21 ülkede (içlerinde Türkiye yok) internet kullanan 12-17 yaş grubundaki yaklaşık 20 milyon çocuk bir yıl içinde teknoloji aracılığıyla gerçekleşen cinsel sömürü ve istismarın en az bir biçimine maruz kalmış. Bu da yaklaşık her 5 çocuktan 1’i demek.
Gülay: Rapor Türkiye’yi kapsamasa bile artık sınırlar kalktı. Hemen hemen her ülkedeki çocuklar benzer şeyleri yaşıyor. Raporda çocukların kendi anlattıkları da var.
Gizem: Ve anlattıkları yalnızca ‘Uygunsuz bir içerik gördüm’ meselesiyle sınırlı değil. Rapora göre 15 milyondan fazla çocuk istemediği cinsel içeriklerle karşılaşmış. 9 milyon çocuktan istemedikleri halde cinsel içerikli konuşmalara katılmaları veya görüntü paylaşmaları istenmiş. 4 milyon çocuğun cinsel içerikli görüntüleri izinsiz paylaşılmış.
Gülay: Bu sayıları ayrı gruplarmış gibi toplamayalım; aynı çocuk birden fazla deneyim yaşamış olabilir. Beni düşündüren, çocuğun böyle bir içeriği aramadan da onunla karşılaşabilmesi.
Gizem: UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell da buna dikkat çekiyor. Çocuklar öğrenmek, oyun oynamak ve arkadaşlarıyla iletişim kurmak için kullandıkları ortamlarda bu deneyimleri yaşıyor. Russell hükümetlerin ve teknoloji şirketlerinin daha fazla sorumluluk almasını istiyor.
Gülay: Vakaların yaklaşık yüzde 60’ı Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok ve WhatsApp gibi mecralarda; yüzde 14’ü çevrimiçi oyunlarda gerçekleşmiş. Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri de failin kim olduğu. Yüzde 57’sinde çocuğun önceden tanıdığı biri: Akranlar, arkadaşlar, romantik partnerler ve aile üyeleri... Yüzde 38’inde çocuk faille ilk kez çevrimiçi ortamda karşılaşmış.
Gizem: Çok üzücü sonuçlardan biri de şu; vakaların yüzde 40’ından fazlası hiç kimseye anlatılmamış.
Gülay: Kime anlatacaklarını, nereye başvuracaklarını bilmiyorlar ki... Rapordaki bazı çocuklar telefonu elinden alınacak, bir daha o oyunu oynayamayacak diye sustuklarını anlatıyor.
Gizem: Evet Gülay, güvenli kullanım için kurallar koymak şart. Ama çocuk yardım istediğinde cezalandırılacağını düşünmemeli.
Gülay: Ayrıca kullandıkları uygulamaları birlikte açabilir, gizlilik ayarlarına bakabilir, engelleme ve bildirme seçeneklerini gösterebiliriz. Yaşlarına uygun bir dille, bedenlerinin ve özel görüntülerinin kendilerine ait olduğunu konuşabiliriz. Bir sorun yaşadıklarında başvurabilecekleri yetişkinleri birlikte belirleyebiliriz.
Gizem: Güven bağı kurmak önemli. Yalnızca “Bugün ne kadar oynadın” diye sormak yerine, “Bugün internette seni rahatsız eden bir şey oldu mu” diye de soralım. Cevabı duymaya hazır olduğumuzu hissettirmek, konuşmanın başlangıcı olabilir.






