Ateşkes anlaşmasının ilk yılı, İsrail'de 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimlerle aynı döneme denk gelirken, uzmanlar anlaşmanın geleceğine ilişkin muhtemel senaryoları AA'ya değerlendirdi.
Bu senaryolar arasında, 2022 sonundan bu yana görevde olan Binyamin Netanyahu hükümetinin ardından yeni hükümet kurma süreciyle meşgul olunacağı için ateşkes sürecinin ilerlemesi konusunda tıkanıklığın 2027'nin ilk aylarına kadar sürmesi yer alıyor.
Ayrıca kasım ayındaki Kongre ara seçimlerinin ardından ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Tel Aviv'in katı tutumunu defalarca vurgulayan arabulucuların baskısı altında, kilitlenmeyi kademeli olarak çözmesi için İsrail'e müdahale etme olasılığı değerlendiriliyor.
Önceki iki senaryonun sonuçları ne olursa olsun arabulucuların, Tel Aviv'in gerilimi tırmandırmasını ve şu anda yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70'ini kontrol altında tuttuğu Gazze'yi tamamen işgal etmesini önleme çabaları devam ediyor.
Bu senaryolara göre arabulucular, ABD'deki seçimler tamamlanana, başta İran olmak üzere bölgedeki diğer gerilim dosyaları çözüme kavuşturulana ve İsrail hükümeti kurulana kadar insani yardımları artırmak için de çalışacak.
Sert kış koşulları Gazze'yi etkisi altına almaya başlarken, Filistin Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından ağustos ortasında yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yüzde 90'ından fazlasının yıpranmış çadırlarda, sığınma merkezlerinde veya İsrail tarafından yıkılan evlerin enkazı arasında yaşadığına dikkat çekildi.
İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi'nin güneyinde yerinden edilen Filistinliler, 3 Ekim'de, kış gelmeden önce çadır, gıda ve tıbbi malzeme temin edilmesini talep ederek protesto gösterileri düzenledi.
Gazze Şeridi'nde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk yılı, İsrail ordusunun ihlallerinin sürmesi ve ikinci aşamaya geçişin aksamasıyla geride kalırken, afete maruz kalan Filistin bölgesi insani durumun kötüleşmesine yol açmasından korkulan çetin kış şartlarına hazırlanıyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen İsrail ordusu bombardımanları sürdürerek, hayat kurtarıcı insani yardımların girişini kısıtlayarak ve ikinci aşamaya geçmeyi reddederek yükümlülüklerinden kaçınmaya devam ederken, Hamas ise esirleri serbest bırakarak ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirdi.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail saldırılarında 1445 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 72 Filistinli yaralandı. İsrail, yaklaşık 2,15 milyonu yerinden edilmiş toplam 2,4 milyon Filistinlinin felaket koşullarında yaşadığı Gazze Şeridi'ne mutabık kalınan miktardaki insani yardımların girişini engellemeyi sürdürüyor.
Söz konusu anlaşma, İsrail'in ABD desteğiyle başlattığı, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 binden fazla kişinin ölümüne, 175 binden fazla kişinin yaralanmasına ve altyapının yüzde 90'ının tahrip olmasına yol açan saldırıların ardından yapıldı.
İsrail’deki ankete göre muhalefet, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden vekillerin desteğine ihtiyaç duyuyor
"Kötü ile daha kötü arasında seçim"
Tüm bu yaşananlara rağmen Filistin ve İsrail uzmanı akademisyen Tarık Fehmi, İsrail seçimlerinden sonra anlaşmanın bir ivme kazanacağını düşünmüyor.
AA muhabirine konuşan Fehmi, "(Kongre) ara seçimlerinden sonra ABD'nin müdahil olması ve özel temsilciler Steve Witkoff ile Jared Kushner'ın gönderilmesi senaryosu ortaya çıkmadığı sürece bu durum değişmez. İsrail hükümetinin kurulmasını bekleme senaryosu içinde kalacağız ve bu da en az 3 ay sürecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Hükümet kurmayı sağlayacak bir çoğunluk bulunmaksızın, kamuoyu yoklamaları bugüne kadar Yahudi muhalefet bloğunun, Gazze'de savaş suçları işlediği suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama emri çıkarılan Netanyahu'nun liderliğindeki kampın önünde olduğunu gösteriyor.
"İsrail seçimlerinin, ister Netanyahu ister onun alternatifi (Yashar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı) Gadi Eisenkot olsun, 'kötü ile daha kötü' arasında geçeceğini anlamamız gerekiyor. Dolayısıyla, taraflardan herhangi birinin tek başına veya ittifak halinde hükümet kurmayı başaramaması durumunda 3 ay veya daha fazla bir erteleme göreceğiz. Herkesi kapsayan bir ulusal birlik hükümetiyle karşı karşıya kalacağız ki bu da bir felç hükümetidir ve anlaşmanın seyri için de en kötüsü olacaktır."
Fehmi'ye göre üçüncü senaryo, Mısır, Türkiye ve Katar gibi arabulucu ülkelerin, İsrail'in iç siyasetindeki gelişmelere göre hareket ederek çabalarını sürdürmesini içeriyor.
“Arabulucular, ABD'nin Gazze konusunu nihai bir çözüme kavuşturmadan geçiştireceğini; asıl önceliğini ise İran ile Rusya-Ukrayna savaşına vereceğini göreceklerdir.”
İsrail seçimlerinde Filistinlileri temsil edecek partinin lideri, muhalefetle koalisyona kapıyı açık bıraktı
Seçim atmosferinin kızışması Filistinlilerin aleyhinde
Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve İsrail uzmanı akademisyen Ahmed Fuad Enver ise İsrail'de seçim atmosferinin kızıştığını, bunun Filistinlilerin aleyhine olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Enver, şu an ortamın sıcak olduğunu ancak seçimden sonra hükümetin kurulması akabinde atmosferin yumuşayabileceğini öngördü.
Bu seçimlerin ardından somut bir yumuşamanın iki senaryodan biriyle gerçekleşebileceğini öngören Enver, bunların Netanyahu’nun Gadi Eisenkot karşısında seçimi kaybetmesi veya Netanyahu’nun aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in de aralarında bulunduğu sağcı müttefiklerinden vazgeçmek zorunda kalacağı bir ulusal birlik hükümetinin kurulması olduğunu belirtti.
ABD yönetiminin kasım ayındaki seçimler öncesinde bölgede tansiyonu düşürmeye çalışmasının ortamı yumuşatmaya yönelik veriler olduğunu kaydeden Enver, buna karşılık Netanyahu’nun seçimlerdeki konumunu güçlendirmek amacıyla gerilimi tırmandırmaya çalıştığını da ekledi.
Bu kapsamda Trump'ın geçen eylül ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 81. oturum toplantıları marjında New York'u ziyaret eden Netanyahu ile görüşmediğini hatırlatan Enver, "ABD’deki ara seçimlerden sonra İsrail’in aşırılıklarını dizginlemek amacıyla uluslararası toplumun ve ABD’nin koordineli baskı ve değerlendirmelerinin artması bekleniyor." dedi.
Arabulucuların çabalarının sonlanmayacağını öngören Enver, Gazze’de durumun kontrolden çıkmasını önlemek için önceliğin ABD tarafından yapılacak baskılara odaklanacağını belirtti.
Enver, özellikle İsrail’in zorla yerinden etme ve Gazze’yi tamamen işgal etme planlarını açıkça ve tekrar tekrar gündeme getirmesi nedeniyle farklı senaryoların hâlâ masada olduğunu ifade etti.
Köklü bir değişim yaşanmayacak
İsrail uzmanı Filistinli Nizar Nezzal, "Gazze ateşkes anlaşmasının, ABD’nin Filistinlileri aldatmasının ve İsrail’in kasıtlı ve sürekli uzlaşmaz tutumunun" bedelini ödediğini söyledi.
Nezzal, "İsrail'deki seçimlerin ardından siyasi aktörlerin değişmesi, Gazze meselesinde güvenlik ve insani boyutlardan yaklaşım biçimini yeniden şekillendirebilir ancak köklü bir değişim yaşanmaz." yorumunu yaptı.
Yeni kurulacak İsrail hükümetinin hemen değişim yaratmasını beklemediğini söyleyen Nezzal, hükümetin öncelikle kendi pozisyonunu netleştirmek için çalışacağını dile getirdi.
Yeni İsrail hükümetinin mali ve siyasi açıdan çalışmalar yapması gerektiğini kaydeden Nezzal, bu nedenle hükümetin atacağı somut adımların veya yeni stratejik politikalarının etkisinin ancak birkaç ay sonra belirginleşebileceğini ifade etti.
Öte yandan mevcut siyasetçilerin iktidarda kalmasının durumu daha da kötüleştireceği uyarısında bulunan Nezzal, bunların temel hedefinin Gazze’deki Filistinlileri yerinden etmek olduğunu vurguladı.


