Çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenlemenin 1 Kasım'da yürürlüğe girmesine sayılı günler kala, Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) dijital dünyanın çocuklar açısından taşıdığı riskleri mercek altına aldı. Sinan Ülgen tarafından hazırlanan "Çocukların Sosyal Medyaya Erişimi: Türkiye için Politika Önerileri" başlıklı raporda, çocukların yalnızca zararlı içeriklerle değil, platformların kullanım sürelerini artırmaya yönelik tasarımlarıyla da karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Raporda riskler içerik, temas, davranış, ticari uygulamalar ve platform tasarımı olarak sıralandı.
CİNSEL ŞANTAJ VE SİBER ZORBALIK
Rapora göre çocukların karşı karşıya kaldığı en ciddi tehlikeler arasında pornografik içerikler, kendine zarar vermeyi özendiren paylaşımlar, yeme bozukluklarını teşvik eden içerikler ve nefret söylemleri bulunuyor. Yabancı yetişkinlerle istenmeyen temas, cinsel şantaj, taciz ve dolandırıcılık da önemli riskler arasında gösteriliyor. Akran zorbalığı, izinsiz görüntü paylaşımı ve tehlikeli meydan okuma akımları ise çocukların dijital ortamdaki güvenliğini tehdit eden diğer unsurlar.
15 YAŞ ALTINA SINIRLAMA
Türkiye'de 1 Mayıs 2026'da yayımlanan yasal düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaş altındaki çocuklara hizmet vermeme yükümlülüğü getirildi. 1 Kasım'da yürürlüğe girmesi planlanan hükümler, platformların yaş doğrulama dahil teknik ve idari önlemler almasını öngörüyor. 15-17 yaş grubuna ise farklılaştırılmış hizmetler ve ebeveyn denetimleri uygulanacak.
SORUMLULUK ÇAĞRISI
EDAM raporunda, çocukların korunmasında yalnızca yaş sınırının yeterli olmayabileceği, platformların da güvenli tasarımlar geliştirmesi gerektiği vurgulandı. Raporda mutlak yasak yerine risklere göre kademeli erişim önerilirken yabancılarla iletişim, zararlı içerikler ve bağımlılık yapan özelliklerin sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekildi.
SONSUZ KAYDIRMA RİSKİ
RAPORDA sosyal medya platformlarının tasarım özelliklerine de dikkat çekildi. Sonsuz kaydırma, kişiselleştirilmiş içerik önerileri, gece saatlerinde gelen bildirimler ve sürekli sosyal karşılaştırmayı teşvik eden sistemlerin çocuklar açısından risk oluşturduğu belirtildi. Çocukların davranışlarından elde edilen verilerle oluşturulan profiller, manipülatif reklamlar, uygulama içi satın almalar ve kumar benzeri mekanizmalar da ticari riskler arasında sıralandı.
ERKEN YAŞTA TELEFON YEME BOZUKLUĞU YAPIYOR
ABD'deki California Üniversitesi'ndeki bilim insanları, erken yaşta akıllı telefon kullanan çocukların yeme bozukluğunun yüzde 36 daha yüksek seyrettiğini ortaya koydu. Yaklaşık 9 bin çocuk üzerinde yapılan çalışmaya göre, yüzde 70'i akıllı telefona sahip 12 yaşındaki çocukların yüzde 61'i tıkınırcasına yeme belirtileri gösterdi. Telefonu olmayan akranlarıyla karşılaştırılan çocuklar, 14 yaşına geldiklerinde yeme bozukluğu semptomu bildirme olasılığı yüzde 49'luk yükseliş gerçekleştirdi. Sosyal medya kullanımı beden imajı sorunlarında da yükselişe neden olurken, çocukların öz değerlerini kilolarına bağlaması durumu daha yüksek çıktı.




