ANKARA (AA) - İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Kendi kültürünü bilen insan, dünyaya söyleyecek sözü olan insandır. Bizim hedefimiz de çocuklarımızı ve gençlerimizi bu şekilde yetiştirmek olmalı." dedi.

Bilal Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla düzenlenen Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi 2026-2027 akademik yılı açılışında konuştu.

Programda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, akademik yılın üniversite, öğrenciler ve aileleri için hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, müzik ve sanatın geniş anlam ihtiva ettiğini belirterek, sanatın, bir toplumun kendisini nasıl gördüğü, dünyayı nasıl gördüğü ve anlamlandırdığı, gelecek nesillere ne bırakmak istediği ile doğrudan ilgili olduğunu söyledi.

Bir medeniyeti anlamak için onun şehirlerine, şiirine, musikisine, müziğine, gündelik hayatına ve insanların birbiriyle ilişki kuruş şekillerine bakmak gerektiğini anlatan Erdoğan, "Bizim medeniyetimiz de yüzyıllar boyunca kendisini pek çok sanat dalında ifade etmiş büyük bir birikime sahiptir." ifadesini kullandı.

- "Bir ülkenin etkisi, söyleyecek sözünün olup olmadığıyla ilişkili"

Türk müziğinin, sadece geçmişten kalmış kıymetli eserlerden oluşan bir repertuvar değil, bir eğitim, terbiye ve hafıza biçimi olduğunu dile getiren Erdoğan, aynı zamanda müziğin dünyaya söyleyecekleri sözün önemli araçlarından biri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, bugün dünyanın pek çok yerinde kültürün, ekonomik, diplomatik ve toplumsal gücü üzerinde konuşulduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Ülkeler kendi müziklerini, sinemalarını, mutfaklarını, edebiyatlarını, tasarımlarını dünyaya taşıyabilmek için bir rekabet içerisindeler. Çünkü artık hepimiz biliyoruz ki bir ülkenin dünyadaki etkisi, sadece ekonomik ve teknolojik gücüyle değil, aynı zamanda dünyaya anlatacak bir hikayesinin olup olmadığıyla, dünyaya söyleyecek sözünün olup olmadığıyla ve dünyanın ortak kültür hazinesine ne denli katkı sağlayabildiğiyle ilişkili."

"Kendi müziğimizi genç nesillerimizde güçlü şekilde yaşatabilmek, kendi kültürümüzü ve sanatımızı daha erken yaşlardan itibaren çocuklarımızda kökleştirebilmek, dünyaya anlatacak sözümüzün de tesirini artıracaktır." diyen Erdoğan, çocukların ud, tambur, kanun gibi müzik aletleri ve makamları, tarz ve usulleriyle ilgili bilgi sahibi olmalarının önemine işaret etti.

- "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, dünyada bir öncülük gösteriyor"

Bilal Erdoğan, bilgi aktarımının hangi yol ve yöntemlerle gerçekleştirildiğinin üzerine düşünmek ve konuşmak gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığımızın, Sayın Bakanımız önderliğinde uygulamaya aldığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, aslında dünyada eğitimin ciddi anlamda sorgulamalarla karşı karşıya kaldığı bir devirde beceri merkezli, yeniden insanı ve değerlerimizi merkeze alan bir yaklaşımla dünyada bir öncülük de gösteriyor. Bunun da sonuçlarını, TIMSS ve PISA sonuçlarına nasıl ki 20 yıllık altyapı yatırımlarımız yansıdıysa, inşallah yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, tabii 3 yılda, 5 yılda alınacak sonuçlar değil, nesilden nesile etkisini gösterecek. En azından 10 yıl, ondan sonra 20 yıl, sonra 40 yıl sonra biz diyeceğiz ki 'bu Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini hayata geçirenlerden Allah razı olsun."

Palet Türk Müziği İlkokulu olarak kurdukları ve şu anda Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Türk Müziği İlkokulu adını verdikleri okula değinen Erdoğan, okulu, "6 yaşında yeteneğini keşfederek Türk müziğine dehalar kazandırma" hedefiyle kurduklarını anlattı.

Erdoğan, 9 yıldır faaliyetlerini sürdüren okulun bugüne kadar 4 mezun verdiği bilgisini paylaşarak, 3. ve 4. sınıfların konserleriyle dinleyicileri etkilemeye devam ettiklerini söyledi.

Okulda öğrencilerin aldığı eğitimden bahseden Erdoğan, "Burada hedeflenen, hepsinin müzisyen olması, müzik insanı olmasından ziyade hangi mesleğe yönelirlerse yönelsinler, kültürümüzü güçlü şekilde yaşayan, icra eden entelektüel bireyleri toplumumuza kazandırmak." dedi.

Sanat eğitimini, eğitimin kenarında duran bir faaliyet olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Bugün maalesef velilerin beklentisi okullarımızda daha fazla matematik, fen, İngilizce dersinin olmasına yönelikken kendi dilimizi güçlü öğrenmeyi ihmal edebiliyoruz. Çocuklarımızın bedensel gelişimini çok kısıtlı ders saatleriyle ihmal etmek durumunda kalabiliyoruz. Aynı zamanda sanatsal zevklerinin gelişmesi anlamında da bir ıskalama durumuyla karşı karşıya kalıyoruz." ifadelerini kullandı.

İstanbul'daki bazı müzik ve sanat okullarından bahseden Erdoğan, bu okullara ve öğrencilere sağladıkları destekler ile okulların eğitim faaliyetlerini anlattı.

- "Yeni bestecileri, icracıları, araştırmacıları yetiştirmek için çalışmamız gerek"

Erdoğan, gelenek ile akademiyi karşı karşıya getirmemek gerektiğine dikkati çekerek, "İkisinin de birbirine katacağı çok şeyin olduğunun bilincinde olarak geleneği akademiye kazandıracağız. Akademinin disiplinini de gelenekte var etmeye çalışacağız. Dolayısıyla gelenekle akademi arasında bir tercih yapmayacağız. Ustayı üniversiteyle, meşki akademik çalışmayla, geleneği de teknolojinin bize kazandırdığı imkanlarla buluşturmaya gayret göstereceğiz. Dolayısıyla üniversitelerimize büyük bir rol düşüyor burada. Yeni bestecileri, yeni icracıları, yeni araştırmacıları yetiştirmede daha çok hedefler koyarak bu hedeflere yönelik çalışmamız gerekiyor." diye konuştu.

İstanbul'da bununla ilgili bir dizi akademik çalışma yaptıklarını dile getiren Erdoğan, "Mesela Türk müziği makamlarıyla ilgili, Mısır, Irak ve İran havzasını da içine alan, bütün müziğimizin usul ve makamlarının uyumlandırılmasına yönelik ortak bir akademik çalışmaya ihtiyacımız var. Bunun da akademisyenlerimizin önderliğinde yapılmasına ihtiyacımız var. Dolayısıyla gençlerimize kendi geleneğimizin bitmiş, tamamlanmış ve müzeye kaldırılmış bir şey olmadığını da göstermek zorundayız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, kendi kültüründen emin olmadan diğer kültürlerle ilişki kuran gençlerin aşağılık kompleksine kapılabildiğini belirterek, "Kendi kültürünü bilen insan, dünyaya söyleyecek sözü olan insandır. Bizim hedefimiz de çocuklarımızı ve gençlerimizi bu şekilde yetiştirmek olmalı." dedi.

Milli Eğitim Bakanlığına, Kültür ve Turizm Bakanlığına, üniversitelere, sanatçılara ve sivil toplum kuruluşlarına ortak sorumluluk düştüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Birbirinden kopuk güzel işler yapmak yerine birbirini tamamlayan bir sistem kurabilirsek Türkiye'nin kültür ve sanat alanında çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyorum. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitemizin varlığını da bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Burada her öğrencimizin kendi alanında iyi bir sanatçı veya akademisyen olmasının yanında büyük bir kültürel mirasın taşıyıcısı olduğunun bilinciyle yetişmesini temenni ediyorum."