Geçen perşembe günü Londra’nın ünlü plak dükkânı Rough Trade East’teydim. Orada olma nedenim İrlandalı post-punk grubu Fontaines D.C.’nin 16 Ekim’de çıkacak yeni albümü ‘Dopamine Chamber’ (Haz Odası) için düzenlenen dinleme etkinliğine katılmaktı. Etkinlik Londra’daki birçok plak dükkânında aynı anda gerçekleşti. ‘Dopamin Chamber’daki 11 şarkıyla ilgili ambargo 12 Ekim yani yarına kadar devam ettiği için ayrıntı veremiyorum ama albümün dinleyicileri tekinsiz bir dünyaya çektiğini söyleyebilirim. Tıpkı o gün Londra’nın havası gibi. Güneş çıktığında biraz içinizi ısıtan, ama çoğunlukla iliklerinize kadar titreten... Bu atmosferi Rough Trade East’te olanların da hissettiğini tepkilerinden anlamak mümkündü. Sanki bir klasik müzik konserindeymişiz gibi 11 şarkı boyunca dükkânda çıt çıkmadı. Herkes sanki köşesine çekilmiş gibiydi. Plakların arasında, kitapların önünde... Sadece grubun Rosalía’yla işbirliği yaptığı ‘Where is Gone?’da Katalan şarkıcının sesi duyulunca birkaç sevinç çığlığı atıldı. Şarkılar bittiğinde çoğunluğu gençlerden oluşan kalabalık aynı sessizlikte dükkânı terk etti.

Fontaines D.C. 2014 yılında tarihin, politik mücadelenin ve hüzünle şekillenen edebiyatın her köşesine sindiği şehirde, Dublin’de kuruldu. Grup üyeleri Grian Chatten (vokal), Carlos O’Connell (gitar), Conor Curley (gitar), Conor Deegan III (bas) ve Tom Coll (davul)... Britanya ve İrlanda Modern Müzik Enstitüsü’nde (BIMM) tanışan, beş arkadaş edebiyata, özellikle de İrlandalı yazar ve şairlere tutkuluydu; James Joyce, W. B. Yeats, Patrick Kavanagh... Önce şiirlerini iki kitap olarak yayımlayıp sokakta sattılar. Sonra da buldukları her uygun yerde demolarını kaydettiler. 2019’da çıkardıkları ilk albümleri ‘Dogrel’di. Rafine olmayan, işçi sınıfı şiirini anlatmak için kullanılan ‘doggerel’ kelimesinin üzerinde oynayarak elde ettikleri bir kelime bu. Ardından 2020’de ‘A Hero’s Death’, iki yıl sonra da ‘Skinty Fia’ geldi. Aidiyet, yerinden edilme, yabancılaşma hissi... Grubun müziği Dublin’in geçmişiyle zenginleşen evrensel bir dile sahip oldu hep... 2024’te yayımladıkları ‘Romance’la yüzünü biraz daha karanlık tarafa dönen Fontaines D.C. bugün bir neslin manifestosunu yazan gruplardan. Bir yandan da Dublin’in pub’larından çıkıp kapalı gişe konserler veren bir fenomene dönüşmenin keyfini, kim bilir belki de tam tersi sancısını yaşıyor.

Chatten anlatmaya devam ediyor: “Uyanıyorsunuz, telefonunuza bakıyorsunuz ve anında korkunç bir şeyle karşı karşıya kalıyorsunuz ama bu şey, eğlenceli ve hafif içeriklerle yan yana geliyor. Bunda bir çeşit duyarsızlaşma var. Dünya, onun bir parçasını satın almaya, her ne pahasına olursa olsun sonsuza kadar yaşamaya parası yeten insanlara göre şekilleniyor...”

Grubun son dönemdeki yükselişini belki de bu yönüyle de okumak gerekiyor. Grup genç kuşağın anlamlandıramadığı duygulara tercüman oluyor.