COP31’in tanıtım filminde eriyen bir buz kütlesinin üzerinde dans eden 24 yaşındaki milli buz patenci İklim Şentunalı hem adıyla hem de yıllarını verdiği sporuyla bu ortak meselenin sözcüsü oluyor: “Ben İklim, iklim değişiyor!”
İklim Şentunalı’nın buzla tanışması, ablasının peşinden gittiği pistlerde başlamış. 3 yaşından itibaren ablasının antrenmanlarını izlemiş, kaymaya başlayabilmek içinse bir yıl beklemiş: “Yaşım çok küçük olduğu için beni kaydırmadılar. O yüzden spora 4 yaşında başlayabilmişim. Buza ilk çıktığım anı hatırlayamayacak kadar küçüktüm.”
Şentunalı filmin yayımlanmasının ardından tanımadığı insanlardan destek mesajları aldığını anlatıyor. “Ailemi yarışmalarımda görmediğim kadar bu projede mutlu gördüm” diyor.
◊ COP31 tanıtım filmi teklifi nasıl geldi? Adınızla projenin mesajı arasındaki bağ size neler hissettirdi?
Proje bana bir dosya halinde geldi. “Bunun için seni düşünüyoruz” dediler. Seve seve kabul ettim. Çok mutlu oldum, benim için çok gurur vericiydi. Daha sonra onay geldi ve çekimler başladı. İsmimle iklim değişikliği arasında böyle bir bağ kurulması, bunun yıllarca uğraştığım sporuma, sanatıma yansıması çok değerliydi. Kesinlikle hayatımda yaptığım en güzel projeydi.
◊ Eriyen buzun üzerinde izlediğimiz performans nasıl çekildi?
Çekimler Zeytinburnu Buz Adası’nda ve Piri Reis Üniversitesi’nin havuzunda gerçekleşti. Buz sahneleri çok güzeldi. Kalabalık, çok iyi bir ekip vardı, her şey kolay ilerledi. Ama havuz çekimleri beni inanılmaz zorladı. Ayağıma ip bağlayıp aşağı çektikleri bir sahne vardı. Orada biraz
su yuttum. Havuz çok derindi, ayağımda patenler olduğu için sudan çıkmam da uzun sürüyordu. En korktuğum sahne buydu. Bir de patenlerim ve kostümümle zıplayıp havuza atladığım sahneler vardı. Onlar da benim için zorlayıcıydı. Yine de çok güzel bir deneyimdi.
◊ Hayatınızın önemli bir bölümünü buz üzerinde geçiren bir sporcu olarak iklim krizine nasıl bakıyorsunuz?
Bizim sporumuz donmuş göllerde, nehirlerde kayarak başladı. Buzullar eriyince bana bir sporun tarihinin başlangıcı siliniyormuş gibi geliyor. Küresel ısınma bize hâlâ çok uzakmış gibi geliyor. Raporlarda görüyor, “Kutuplar eriyor” diyoruz. Filmde bunun uzak olmadığını, hayatımızın içinde olduğunu anlatmak istedik. Geleceğimizi, hayallerimizi, hayatımızın her alanını etkiliyor. Ortak bir meselemiz var ve artık harekete geçmemiz gerekiyor.
Tarkan, COP31 öncesinde 2008 yılında yayımladığı ‘Uyan’ şarkısını İngilizce sözler ve yeni bir düzenlemeyle yeniden seslendirdi. ‘Wake Up’ adıyla yayımlanan çalışma iklim krizine karşı dünyaya ortak hareket etme çağrısı yapıyor.






